Beyaz Kurdele (Das weisse Band), genel çerceve olarak; I.Dünya Savaşı öncesi Almanya’nın bir köyünde büyütülen çocukların, ebeveynleri ve dinsel otorite tarafından maruz bırakıldıkları psikolojik, fiziksel işkence ve baskıları köy öğretmenin gözünden aktarıyor. Aynı bağlamda itaat, katı hoşgörüsüzlük, eğitim disiplini gibi olguları etkili bir kasvet ve huzursuzluk atmosferiyle izleyiciye gösterirken; masumiyet olgusunu çocukların acıklı hikayelerine paralel olarak sorgulamamıza olanak tanıyor.
Bana kalırsa Filmdeki olası masumları, sosyal konumlarına göre hiyerarşik bir dizgiyle ele alıyor yönetmen Michael Haneke. Ve bunu yaparken, simgesel olarak en masum sayılası Papazı çocuklar üzerinde kurulan tahakkümün ve onlara uygulanan acımasızlığın en azılı faili olarak öne çıkarıyor. Diğer yetişkinleri de; baron, doktor, ebe v.s. sosyal sıfatlara bürünmüş oldukları halde, mevcut rahatsızlığa ve ahlaki anlamdaki soysuzluğa katkıda bulunan hiyerarşinin alt katmanları görünümünde “rahatsız edici bir gerçeklik” olarak plana dahil ediyor. Merkezden (kilise) çevreye yayılan sözüm ona bir eğitimi ve bu eğitim sonrasında toplum nüvelerinin sahip olabilecekleri hastalıklı ruh ve zihin hallerine işaret ediyor. Ayrıca bireyin sahip olması gerektiği ruhsal asalete temel oluşturacak cevherin, kilise dogmalarıyla örtüşmediğini hatta bu ikisinin mutlak bir çatışmayı barındırmasa da çatışabileceklerini izleyiciye aktarıyor.
Filmin konu edindiği bu ürkütücü, hastalıklı ve klostrofobik atmosferi Ülke geneline yayacak olursak; aile içi cinsel istismara, şiddet ve tahakküme mahkum edilerek katı bir taassup içinde sözde eğitilen bu çocukların, I. Dünya Savaşı esnasında askere alınacak yahut arka planda aile hayatı inşa edecek bireyler olacakları ve böylece özlenen beklenen öncü millet inşasının temelinde gizlenmiş çürükler bulunduğu gerçeği, filmin sosyal anlatısı olarak öne sürülebilir.
Son olarak, Michael Haneke’nin önceki filmlerine oranla daha teknik bir iş çıkardığını ve Beyaz Kurdele filmini mikroskobik dişlilerle inşa ettiğini söylemem gerekir. Tarzına alışık olmayan izleyiciye fazlasıyla sıkıcı gelebilecek film Fibresci ve Altın Palmiye ödüllerine sahip.
Etiketler: Altın Palmiye 2009, Beyaz Bant, Beyaz Kurdele, Das weisse Band, Michael Haneke, White Ribbon